“Önemli olan, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır”.

Platon’un bu sözleri, en son aldığınız ama ihtiyacınız olmayan o gereksiz şeyleri aklınıza getiriyor mu? Eğer getirmiyorsa siz zaten fıtraten bir minimalist olabilirsiniz. Fakat aklına pek çok şey gelenler evet evet sizler, sizleri şöyle yazımızın derinliklerine alalım… Çünkü benim de hayatımı oldukça etkileyen ‘’minimalizm’’ denilen felsefeyi idrak etmenin artık vaktidir!

NEDİR MİNİMALİZM?
Popüler kültürde çokça duyduğumuz bu akım, mana itibari ile ‘Sadecilik’ demektir. Özellikle modern sanatta ve müzikte kökeni 1960’lara dayanan sadeliği ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. Altı çizilmesi gereken nokta ise; minimalizm sadelik ile tanımlanır basitlik ile değil. Basit; içeriksiz ve niteliksiz olan şeyler için geçerli bir tabirdir. Oysa ki sadelik; kendine has nitelikleri olan ve yalınlaştırılmış, gereksiz fazlalıklardan arındırılmış olandır.
Temel fikir; ‘’Hayatımızda olan her şeyin bir amacı olmalı.’’
Bu yüzden hayatımızı kuşatmış olan gereksiz fazlalıklardan kurtulmalıyız. Az ama öz olacak her şey. Giyimden, yiyeceklere, sözlerimize, ev eşyalarından, kişisel ilişkilerimize, dinlediğimiz müzikten, sosyal medyalarımıza kadar kapsayan bir dokunuş minimalizm. Hayatımızın her karesinde ‘Buna ihtiyacım var mı?’, ‘Bunun bir amacı var mı?’ gibi soruları sorarak sadecilik akımını hayatımıza geçirebiliriz. Ve farkında olmadan bizi stres altında tutan tüm o gereksiz şeylerden kurtularak huzuru yakalama şansını elde edebiliriz. Hayatınıza sihirli bir elin dokunacağına emin olabilirsiniz.

Minimalizm Neden Hayatımıza Dokunmalı?

Siz de hayatınızda kendinizi sürekli sorumlulukları ile stres altında hissedenlerden misiniz? Aldıkça doyamayan bir alış veriş kolik misiniz? Yahut kendinde olmayanlar için üzülen, sıkılan hatta bunalıp kendini yiyip bitirenlerden? Ruhum daralıyor kendime hemen bir rezene çayı yapmalıyım diyenlerden mi yoksa? Vs. vs. Bu örnekler çoğalabilir ama özetle hayatından memnun olmayanlar burada ise, hemen söyleyeceklerimen kulak verin çünkü minimalizm sizin hayatınıza dokunacak her alanını hafifletecek… Bir kaç konu ile ele alacak olursak;

GİYİM
Giyim dolabındaki çokluğun farkında mısın? Hemen gidip gerçekten ihtiyacın olmayan ve 2 senedir o köşede duran giysileri, aksesuarları, şapkaları vs al ve başka bir ihtiyacı olan insana ver ya da kullanılamayacak halde ise onu hemen at. ( Tercihen dönüşüm kutularına).
Bu konuda değinmek istediğim bir başka şey de; önemli insanların giyim konusunda daha az düşünecekleri tercihlerde bulunmaları ve bunun onları farklı kılan özelliklerden bir tanesi olması. Mesela Steve Jobs gibi bir dehanın aynı kıyafetlerden fazlaca alarak kıyafet seçme sorununu ortadan kaldırdığını biliyor muydunuz? Şahane bir rahatlık olmalı. Çünkü düşünecek çok daha önemli işleri vardı ve bununla vakit kaybedemezdi.

EŞYA
Peki ya evde ki kullanmadığın o biblolar, gereksiz aksesuarlar, eşyalar yani mantıken toz alırken seni yoran her nesne, onlara hizmet ettiğinin farkında mısın? Onlarda sence de çok yormadı mı artık seni? Amaçsız olan hepsinden kurtul, bir ihtiyaç sahibine ver ve hafifliği hisset!

YİYECEK
Yediğin tüm o gereksiz yiyeceklere ne demeli? Bağırsaklarımızın vücudumuzun ikinci beyni olduğunu düşünürsek yediğimiz her şeyin bize dokunacağının farkında mıyız? Vücudunu rahat bırakmanın vakti gelmedi mi?

KONUŞMA
Çok konuşmaktan yorulmadın mı? Sakinlik ve sessizlik her zaman insana artı katacaktır. Atalarımız ne demiş; ‘’Söz gümüşse, sukut altındır.’’ Gelin biraz karşımızdaki insanları dinleyelim. Yaşamınızdaki farkı göreceksiniz.

DÜŞÜNCE
Büyük düşünün! Ve amaçlarınızda belki senin belki çevrenin çektiği sorunları çözmek, insanlığa katkı sağlamak olsun. Ancak bunu ‘yapmaktan zevk aldığınız’ bir uğraş üzerinden gerçekleştirin. Düşüncelerinizin sığlığından kendinizi koruyun. Ve bolca okuyun. Okurken düşüncelerinizdeki gereksiz her ayrıntıyı geride bırakmış olacaksınız..

Minimalizm işinin felsefesini keşfet ! Ve sana yararı olmayan bir amacı olmayan içeriklerin tümünden kurtul. İnan bana kuş gibi hafiflediğini ve stres altındaki maddi dünyanın daha huzurlu olduğunu göreceksin.
Aslında buradaki bir başka amaç, gayemize odaklanmamızı engelleyecek her şeyden kurtulmak. Eğer ki bir amacınız yoksa , diyeceğim şudur ki; kendinize hemen bir amaç edinin!
Velhasıl, kendinize ‘MİNİMALİZM’ iyiliğini yapın derim dostlarım! Büyük işler yapma potansiyeliniz varken, bunu gereksiz şeylerde harcamayın…

“Önemli olan, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır”.
Platon’un sözüne tekrar dönecek olursak, sormak istiyorum.
Sahi neydi gerçek ihtiyaçlarımız? Herkes alıyor diye aldıklarımız, herkes yapıyor diye yaptıklarımız, sırf toplum memnun olsun diye kendi kişisel varoluşumuzu es geçerek oluşturduğumuz hayatlar…
Ayrıca Minimalizm sizi bu dönemden uzaklaştıran yaşamınıza engel olan bir düşünce akımı da değil. Yani eski çağlarda yaşar gibi mi yaşayacağım yokluk içinde mi kalayım vs gibi bir durum yok. Sadece hayatınızda fazla olanlardan arınıp daha mutlu bir insan olmanızı hedefliyor. Sadece tüketen bir organizma olarak değil de, daha az şeye ihtiyacımız olduğunun farkında olup daha çok seven ve üretebilen bireyler olmamız hedeflenen.
Bunları deneyin ve hafifliği hissedin!

Diyeceğim o ki; ‘İNSANLARI hep SEVİN, EŞYALARI sadece KULLANIN!’ Bunun tam tersini asla yapmayın…
Huzurlu ömürler…

SEVDE ÖNER

Paylaş
Önceki İçerikSORULARLA SCRAPBOOKING
Sonraki İçerikYenilenme ve Bereket Zamanı: Üç Aylar…
mm
Adım Sevde , 1990 Aralık ayında İzmir’de doğdum. İlk, orta ve lise öğretimimi İzmir’de tamamladıktan sonra Üniversite eğitimimi İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümünde tamamlandım. Lise ve üniversite hayatımda küçük dergilerde ve kendi bloğumda yazılar paylaştım. Daha sonra özel bir hastanede yabancı hasta biriminde kısa süreli çalıştım. Ardından kendimi ‘’Yaşam koçluğu ve bireysel farkındalık’’ alanında eğitim alırken buldum. Bunun öncesinde yazarlık, medya ve liderlik konularına dair eğitimler aldım. Sosyolojiyi gazeteci olmak için okuyan ben, kısa süreli bir stajın ardından o işin bana uygun olmadığını anladım. Anlayacağınız üzere, yazmaktan , okumaktan, çizmekten ve tasarımdan inanılmaz keyif alıyorum. Tezhibe, ve görsel sanatlara da apayrı bir ilgim var. Ayrıca bir Halil Cibran ve Cemil Meriç hayranı olmanın yanında şairlik hususunda Ahmed Arif sevenlerdenim…

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here