Merhaba sevgili okurlar, 

Bu yazımda sizlere iletişimden ve özellikle ailenin iletişim kurmadaki yerinden ve öneminden bahsedeceğim. Aile pek çok konuda olduğu gibi iletişimde de tüm kabiliyetlerimizi edindiğimiz ve kendimizi olumlu veya olumsuz pek çok şekilde kodladığımız ilk okulumuz. Bu yazımda özellikle ailede meydana gelenlerin çocuklarin iletişim becerilerine katkıları üzerinde duracağım. O zaman iletişimin tanımını yaparak yazımıza başlayalım. Keyifli okumalar….

İletişim kişilerin birbirini karşılıklı olarak anlamasıdır. İletişim, kişiler arasındaki duygu, düşünce ve bilgiyi doğru bir şekilde karşıdaki kişiye aktarmaktır. Doğru bir şekilde iletişim kurmanın birden çok yolu ve yöntemi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak sağlıklı iletişim kurmanın temelini en başta “kendini tanımak” oluşturur. Kendini tanıma; kişinin psikolojik ve fiziksel açıdan kendisinde bulunan ve karakterini oluşturan özellikleri bilmesi, kendisini pozitif ve negatif tüm yönleri ile tarif edebilmesi, bu yönlerinin yarar ve zararlarının farkında olması, genel olarak kendisini doğru değerlendirmesidir. Kendini tanımak tam anlamıyla bir insanın fiziksel özelliklerini, duygularını, düşüncelerini, istek ve gereksinimlerini, güçlü ve zayıf yönlerini, amaç ve değerlerini, yeteneklerini ve becerilerini tanıması ve bunların farkında olmasını ifade eder. Kendisini iyi tanıyan bir insan yaşayacakları karşısında neler hissedeceğini, neler düşüneceğini, ne tepkiler vereceğini kısacası nasıl bir davranış sergileyeceğini öngörebilir. Kendini tanımayı gerçekleştirmiş kişi, kolayca empati kurabilir ve iletişimde bu yönünü olumlu anlamda kullanabilir. Empati kişinin kendisini karşısındaki kişi yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakması, karşıdakinin duygu ve düşüncelerini doğru bir şekilde anlaması ve o kişiyi anladığını tam manası ile hissettirebilmesidir. İletişimde en önemli diyebileceğimiz unsur da budur. Karşıdaki kişiyi anlamak ve anladığımızı hissettirebilmek. Bu şekilde başlayan ve ilerleyen bir iletişimde iletişimin meyvelerinin alınması kaçınılmaz olacaktır.

İletişimi Neler Etkiler?

İletişimin ana öğesi insandır ve insanın olduğu yerde gelişmeye ve değişime ihtiyaç her zaman vardır. Özellikle kişi kaynaklı iletişim kazalarına dikkatle baktığımızda  bir nokta çok dikkat çekicidir. Kişiler genelde büyüyüp yetiştikleri ailelerinden gördükleri şekli ile bir iletişim şekli oluştururlar. Kısacası  iletişim ilk önce ailede başlar. Aile toplumu en fazla etkileyen en küçük birimdir. Ailenin sosyo kültürel yapısı, eğitim seviyesi, ailedeki kişi sayısı ve anne babanın farkındalık durumları aile içi iletişimi etkileyen pek çok maddeden sadece bir kaçı…Her birey nasıl özel ve biricik ise her aile de özeldir ve kendine özgü bir işleyişe sahiptir. Aile, hayata bir birey olarak gözlerini açan çocuğa, ilk duygusal dersleri veren, bireyin kendini nasıl gerçekleştireceğini öğreten ilk okuldur. Çocukların iyi bir gelişme gösterebilmeleri anne-baba ile çocuklar arasında etkili bir iletişimin kurulmasına bağlıdır. Yani kişiye dair  ilk iletişim bebek ile önce anne sonra baba ve sırasıyla kardeşler ve diğer bağlar arasında kurulur. Bu nedenle çocuk yetiştirmenin temelini aile içinde kurulan anne baba ve çocuk üçgenindeki doğru kurulacak iletişim ve etkileşim oluşturmaktadır. 

Peki ama etkili ve doğru bir iletişim neden gerekli?

Etkili bir iletişim, aile üyelerinin karşılıklı olarak birbirlerini, birbirlerinin düşüncelerini ve duygularını anlamalarını sağlar. Doğru iletişim beraberinde işbirliği, yardımlaşma ve paylaşma davranışlarını getirir. Çocukların karakter gelişiminde ve diğer kişilerle kuracakları iletişim ve etkileşim kanallarını belirlemede uygun bir ortam oluşmasına olanak sağlar. İyi bir iletişimin gerçekleştiği aile ortamında çocuklar daha bağımsız, özgür ve kendine özgü bir kişilik geliştirirler. Düşünme, düşünce ve duygularını açıklama özgürlüğü ve alışkanlığı kazanırlar. Buna karşılık etkili bir iletişimin oluşturulamadığı, iletişim engellerinin yer aldığı bir ortamda çocukların gelişimi olumsuz etkilenir. Çocuklar özgürce düşünemeyen, düşünce ve duygularını açıkça dile getiremeyen bağımlı birer birey olurlar. Aile ortamında kendisini ifade etme imkanı bulamayan, fikirlerine değer verilmeyen, sürekli susturulan, baskı gören veya fazlaca eleştirilen çocuklar ileride iletişim kurma, kendilerini doğru ifade etme ve karşılarındaki kişiyi doğru anlayıp analiz ve sentez yapmada çeşitli problemlerle karşılaşırlar. Bu nedenle aile bireyleri arasında, özellikle anne-baba ile çocuklar arasında etkili bir iletişimin kurulması çok önemlidir.

“İnsan doğasındaki en büyük tutku önemli olma tutkusudur” demiş John Dewey. İletişimde değer duygusu iletişimin kalitesini ortaya koyar. Aile içerisindeki bireylerin birbiriyle iletişim şekli, kişinin kendisini değerli veya değersiz hissetmesine neden olur.Ancak her çocuk anne babasının kendisine değer verdiğini,  önemsendiğini ve onaylandığını hissetmek ister. Mesela bir çocuk, okuldan eve gelmek istemiyorsa, okuldan gelince odasına kapanıp çıkmıyorsa, evde sürekli sessizse ve iletişim kurmaktan kaçınıyorsa o evde kendisini evlat olarak değerli hissetmiyor demektir. Çünkü kendisini değerli hisseden çocuklar iletişime açıktır, aile içerisinde kendisini güvende hisseder ve bu durumu davranışları ile rahatça dışa vurur. Ailesinin yanında kendisini değersiz hisseden çocuk ise içe kapanabilir veya tam tersi aile dışında dış çevreye yönelebilir, değer göreceği ve kendisini ifade edip onaylanacağı yeni arayışlara girebilir. Aile onun güzel davranışlarını görüp takdir etmezse o da ya evde olumsuz birtakım davranışlarla dikkat çekmeye çalışabilir veya ailenin onaylamayacağı davranışlarda bulunarak cezalandırma yoluna yönelebilir. Aynı şekilde dışarıda ailenin tasvip etmeyeceği olaylara ve arkadaş gruplarına katılarak bu ihtiyacını karşılamaya çalışabilir.

Ailede iletişimi neler etkiler?

Ailede iletişimi etkileyen en büyük etmenlerden biri de güven duygusudur. Aile içerisindeki her birey ailenin diğer üyelerine güvenmek ve onlar tarafından da kendisine güvenildiğini bilmek ve görmek ister. Ailenin birbirine olan karşılıklı güven duygusu aile içindeki bireylerin de kendilerine olan güvenlerini olumlu etkiler. Güven ortamının olmadığı bir ailede iletişimin sağlıklı olması da mümkün değildir. Beden dili, göz kontağı, hitap, ses düzeyi de ailede iletişimi etkiler. Bazen konuşmadan sadece beden dilimizi ve gözlerimizi kullanarak da isteklerimizi ifade edebiliriz. Hitabı ve üslubu doğru kullanan kişiler iletişimde başarılı olurlar. Ses tonu da iletişimin seyrini değiştirebilecek güce sahiptir.

İletişim, aile sisteminin işleyişinde işbirliği, karar verme gibi işlevler için gereklidir. İyi bir iletişim ailede kişilerin birbirlerini daha iyi tanımalarına, kişilerin kendilerine ve diğer kişilere saygı duymalarıa olanak sağlamaktadır. İletişimin ailede empati, uyuşma ve saygı aktarımda çok önemli bir yeri vardır. Aile içinde sevgi, mutluluk, neşe, kızgınlık, üzüntü, korku vb. gibi duyguların aktarılması ancak aile bireyleri arasında kurulmuş doğru ve sağlıklı iletişim ile olur.

Aile içi iletişimde çözüm, ev içinde anlayışlı, şefkatli, ilkeli bir aile yapısını kurup sürdürebilmektir.  Eşlerin arasındaki anlayış ve davranış bütünlüğü iletişimi güçlendirerek çocukların sosyal rollerini doğru bir şekilde benimsemelerini ve inşa edebilmelerini sağlar. 

Aile içi iletişimin başarılı yürütüldüğü ailelerde aile bireylerinin mutluluğu aradıkları yer yuvalarının içidir.  Böylesine sağlıklı kurulan bir iletişim aile bireyleri arasındaki dayanışma, sevgi ve saygı temellerinin sağlıklı oluşmasına da yardımcı olur. Anne baba tarafından sağlıklı iletişimin sağlandığı ailelerde yetişen bireyler özgüvenli, değer veren, empati kurabilen,  başkalarının özgürlük alanlarına saygı duyabilen, çözüm odaklı bireyler olarak toplumda doğru iletişimin anahtarına sahip olarak büyüyebilirler. Hem kendilerine hem de çevrelerine ışık saçıp ailelerinden edindikleri güzel değerleri etraflarına doğru şekilde aktarabilirler.

Hanenizden huzur  ve mutluluk eksik olmasın. Bana sormak istedikleriniz olursa her zama  seve seve yardımcı olmaya çalışırım. lavantablog@gmail.com mail adresimizden sorularınızı ulaştırabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Hatice ÖZTÜRK

Psikolog

 

 

 

 

Paylaş
Önceki İçerikKavuk Poğaça
Sonraki İçerikDerle,Topla,Rahatla! Konmari Yöntemi ile Düzen İpuçları
mm
Merhabalar ben Hatice Öztürk. 1994 doğumluyum. Kırşehirliyim. Okan Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunuyum. Psikolog olmanın yanında büyük bir keyifle fotoğraf ve kolaj sanatıyla ilgileniyorum. Psikoloji ise hayatımın büyük bir kısmını oluşturuyor. Hâlâ aldığım eğitimler devam ediyor ve sanırım hiç bitmeyecek. İçinde "insan" geçen her cümlede gizli özne olan psikoloji insan için çok kıymetli bir bilim dalıdır. Çünkü insan çok özel ve biriciktir. Eğitim hayatım boyunca kazanmış olduğum tecrübeleri dilimin döndüğü kalemimin yazdığı sürece sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Huzur ve sevgiyle kalın..

1 Yorum

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here