Çocuklarla bırakın uçağa binmeyi evden çıkmak bile bir mesele. Üstleri kirlenebilir, terleyebilirler, üşüyebilirler, ya acıkırlarsa, bez ıslak mendil dezenfektan ve suyumuzu da çantamıza koyduk mu tamamdır, aaa oyuncak canları sıkılır tabi derken neredeyse küçük bir valizle evden çıkar anneler. Bir de sanıyorum murphy kanunları denilen muhteşem! şey etkisini gösterince yanına neyi almazsan o mutlaka lazım olur:) İşte ben de rutini bile böyle olan annelerin ozellikle de uzun ucak yolculuklarında valiz sayıları Bülent Ersoy’un Hindistan yolculuguna ulaşmasın diye bir kaç ipucu paylaşayım, deneyimlediğim yöntemlere yer vereyim istedim. Bu yazımda sizlerle iki çocuklu uzuuun bir uçak yolculuğunun olmazsa olmazlarını, olursa hiç olmazlarını anlatacağım. Oyle madde madde şu söyle yapılır bu böyle yapılır bir yazı değil önceden söyleyim. İki anne muhabbet ediyoruz gibi düşünün, ben size yaşadıklarımı anlatayım. 🙂

Mart ayında 4.5 yaşında kızım ve 10 aylık oğlumla Amerika’da oturan kız kardeşimi ziyaret için 21 günlük bir  seyahat planladık. Seyahat öncesi çok panikledim tam 13 saat uçak yolculuğu yemesi var içmesi var uyuması var yanıma neler almalıyım, çok şey alınca tam kargaşa o yüzden planlı olmalıydım. Uçakta kızım için Türk Hava Yollarıyla uçtuğumuz için zaten çocuk menüsü seçmiştim, yemek problem olmadı sürekli kek süt ikramı olduğu için ara atıştırmaları da tamamdı. Canı sıkılmasın diye ilk defa uçakta göreceği 1 tane etkinlik kitabı, 1 tane çıkartmalı dergi 1 tane de yeni bir bebek aldım. Ve 13 saatin uyumadığı zamanlarında onu oyalamaya yetti. Uçakta çizgi film seçeneği de iyiydi çok ihtiyacımız olmadı ama yine de 1 tane izledi sanırım. Çocukları eşimle paylaştık o kızımızla ilgilendi (ben herşeyini hazırlamıştım zaten amma neyse). Gelelimmm bebeğee, bebek tabiki bendeydi işin en zor kısmı yani. Öncelikle gideceklere tavsiye uçak biletinizi alır almaz müşteri hizmetlerini arayıp bebek puseti istiyorum diye belirtin. 11A ve 11K cam kenarı en rahat koltuklar ön tarafı geniş öndeki duvara bebek puseti takıyorlar. (11deki tüm koltuklar ve 23teki koltuklar ve 40taki koltuklar da puset için uygun ama en rahatı bu iki koltuk aklınızda bulunsun uçağa göre tabiki değişiklik gösterir rakamlar o yüzden bilgilendirme alın mutlaka) Eğer eşinizle veya başkasıyla seyahat edecekseniz özellikle koltukların yan yana olması için ısrarcı olun. Ben ve oğlum 11A kızım ve eşim de 16C ve 16Dde idi yanımızdakilerden rica ettik değiştirdik ama herkes kabul etmeyebilir tabi baştan düşünmekte fayda var. Biraz ısrar etmezseniz algılayamıyorlar neden yan yana oturmak istediğinizi.

Bebek için mutlaka ayrı sadece ona özel bir çanta hazırlayın. Uçak soğuk olur  zannediyordum ama sıcaktı rahat edeceği kıyafetler giydirdim. Çantanızda kıyafet olarak 3 takım rahat edeceği yumuşak kıyafet bulunsun. Alt değiştirme örtüsü mutlaka olsun. 13 saat yolculuk max. 4 saatte bir alt değişse 4 tane bez, ıslak mendil, peçete.2-3 tane önlük.(bebek mağazasında tek kullanımlık önlüğe rastladım ve çok rahat ettim kirli önlüğü tekrar çantaya tıkıştırmak zorunda kalmadım) Emzirme önlüğü (çok çok önemli). İki tane muslin battaniye kalın bir battaniyeye gerek yok uçak gerçekten çok sıcaktı muslinle bile terledi oğlum. İki adet diyorum çünkü pusetin içine de bir tane sermeniz gerekiyor yumuşak olması için sadece uçakta verilen battaniyeden seriyorlar çünkü. Yemek olarak yine bebek menüsü seçtim ama Hero baby kavanozda meyve ve sebze maması veriyorlar sadece, özel olarak isterseniz küçük kaselerde yoğurt da getiriyorlar. Ben hazır mamalardan olabildiğince uzak kalmaya çalıştığım için küçük bir termal çantaya yine küçük kavanoza çorba ve sebze püresi yapıp koymuştum. Çocuğunuzun sevdiği 1-2 meyve de alın yanınıza (tabi büyük çocuğunuza da:) yine bebeğinizin de ilk defa göreceği bir iki tane yeni oyuncak onu 15 dk oyalamaya yetecektir:) ben bir de son olarak yere sermek için bir mat almıştım katlanınca küçük birşey oluyor, bir bez de olabilir çünkü kucaktan ve yataktan sıkılınca koltuğun önünde yer var oraya oturtup oynadık kızım da bize katıldı birlikte eğlenceli bir ortam yakaladık. Suluk, eğer mama içiyorsa biberon ve maması sıcak su için size yardımcı oluyorlar. Çocuklarıma atıştırmaları için küçük kurabiyeler de yapmıştım onlar da oyalayıcı oldu. Özellikle küçük yaptım ki kırık olmasın etrafta bir seferde yenebilsin. Zaten bir çanta doldu sanırım…

Havaalanında sadece İstanbul’da aktarma yaptık bebeği taşımak için en iyisi kanguru hem hareketin kısıtlanmıyor hem de bebek de rahat ediyor. Ancak belinizle ilgili sorununuz varsa ve yanınızda valizleri taşıyacak birisi varsa bebek arabası daha konforlu. Uçağın kapısında teslim edip iner inmez alıyorsunuz. Altında bir kaç eşya taşımak da avantaj tabi. Bir tavsiyem de çantanızın ön gözünü ayırın ve içinde sadece hepinizin pasaport nüfus cüzdanı gerekli izinler (memurlar için özellikle) biletler vs olsun. Ne kadar aceleniz olursa olsun belgelerinizi o çantaya veya o göze koymadan hareket etmeyin.

 

Evet kabul çocuklarla seyahat zordu özellikle gidişte neredeyse 2 saat ancak uyuyabildim o da bölünerek. Dönüşte tam uyku saatlerine denk geldiği için yolculuğun üçte ikisinde uyudular. Ama çocuklarımız var diye hayatı donduramayız değil mi hayat onlarla güzel, onlar bizimle birlikte oldukça mutlular, ve akıllarında kalan ne Amerika ne gezmek, sadece hep birlikte olmak. Bu kadar sıkıntı üzerine bir gülümsemeleri bütün yorgunluğu ve sıkıntıyı bir anda unutturuyor uykusuzluk baki kalıyor:) evde de uykusuz değil miyiz zaten ;). Çocuklarınız varsa iki seçeneğiniz var. Ya siz onlara ayak uydurursunuz ve evde onlarla oturup büyümelerini beklersiniz -gençlik gidiyor tabi bir yandan- ya da onlar size ayak uydurur ve bulduğunuz her fırsatta onlarla eğlenirsiniz. Bence onlara seçenek sunsanız onlar da ikinciyi seçerler. Bir üçüncüsü de var tabi çocukları etrafa emanet edip gitmek, yazıktır yapmayın onlar aileyle güzeller. Kimse fazlalık, engel olan kişi muamelesi görmek istemez değil mi, hele çocuk kalbi hiç istemez.

Selametle kalın, bir sonraki yazım çocuklarla tatil hem de otelde…..

 

Not: Fotoğraflar arama moturundan.

Paylaş
Önceki İçerikMEZAR TAŞLARI DA KONUŞUR!
Sonraki İçerikKİLO VERMEK İSTİYORUM !
mm
Merhaba; ben Esra, 1988 İzmir’de dogumluyum. İçimdeki ilim öğrenme isteği ve cevabını aradığım sorular beni önce İmam Hatip Lisesine yönlendirdi ve tabi ardından İlahiyat Fakülltesi. Okul bitince araştırma isteğim son bulmadı ve Islam Bilimleri alanında Yüksek Lisansa başladım. Akabinde hem evlenip hem de Öğretmen olunca biraz sekteye uğrasa da 1 yaşındaki kızımla Doktora eğitimime başladım. Ailemize yeni katilan oglumla egitim hayatima devam ediyorum. Nacizane araştırmalarımı, hayata, dine ve çocuk eğitimine dair egitimlerimi ve çıkarımlarımı sizlerle paylaşacağım.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here