“Helva hem besleyici hem de lezzetli bir besin kaynağı olarak yüzyıllar boyunca, Osmanlının vazgeçemediği, sofralarından eksik etmediği bir tatlıdır.  Anadolu mutfak kültürünün vazgeçilmezlerinden olan helva, sadece bir damak tadı değil; mutlulukların ve üzüntülerin en büyük ortaklarındandır.

Helva Arapçada tatlı anlamına gelmekte ancak bizim kültürümüzde kavrularak veya farklı yöntemlerle yapılan özel tatlılara verilen bir isim olmuştur zamanla…Düğün ziyafetlerinde, bayramlarda eve davet edilen misafirlerle yenilen yemeklerde, doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, yeni bir ev sahibi olurken, yağmur dualarında, eşe dosta dağıtılan bir tatlı olarak karşımıza her zaman helva çıkar.  Kısaca kederini paylaşmada, sevincine ortak etmede hangi sebep olursa olsun eş, dost ve akrabayla bir tabak helva yemek adettendir. Osmanlı gelenek ve göreneklerine göre neredeyse her önemli olay için helva yapılması gerekirdi. Keyfin, sevincin, bilimin, kültürün, şiirin, şarkının, nüktenin, tanışmanın, kutlamanın, haremdeki doğumun, veliaht şehzadenin tahta geçişinin, savaşta zafer kazanmanın şerefine pişirilip tüketilen bir tatlıydı.

Osmanlı sarayında helva; haremdeki doğumun, veliaht şehzadenin tahta geçişinin, savaşta zafer kazanmanın nedenleriyle pişirilen önemli lezzetlerden biriydi. Saray yaşamında helva çok tüketildiğinden, sarayın mutfaklar bölümünde “helvahane” adında bağımsız bir mimarî yapı bulunmaktadır. Sarayda pişirilen helvalar çeşitlilik bakımından oldukça zengindir. Helva yapımında kullanılan un, nişasta, irmik, susam, tereyağı, süt ve tatlandırıcı olarak kullanılan bal, pekmez ve şekerin birinci sınıf olması şarttır.Helvahanede pişen helva başta padişah olmak üzere bütün saray çalışanlarına, koğuşlara ve sinilerle saray dışına dağıtılırdı. Bu siniler genellikle gümüştendi. Ayrıca kapaklı ve sırlı güveç formunda seramik kaplar da helva dağıtımı için kullanılmıştır. “

Helva hem mutluluklarin hem hüzünlerin tadı olarak çağlar boyunca Anadolu topraklarında yaşayan her neslin vazgeçilmezi olmuş… Pek çok türü var helvanın yöreden yöreye, şehirden şehire değişen meşhur hale gelen… İsim olarak benzeyenler dahi tad olarak birbirinden farklı…Bu durum dahi belki çeşitliliğimizin en güzel yansıması.

Bu kadar helva muhabbeti üzerine sarayda helva geleneğinden de bahsetmişken gelelim sebebi muhabbetimize….

Harika bir saray helvası tarifimiz var sizlere…Üstelik çok pratik ve çok lezzetli.

 

Malzemeler:

  • 2.5 Su Bardağı Un
  • 4 yk pudra şekeri
  • 125 gr tereyağı
  • Yarım su bardağı çekilmiş antep fıstığı

1.Un kısık ateşte kokusu çıkana kadar kavrulur. Önemli nokta rengi değişmeden ocaktan almak gerekiyor.

2.Ocaktan aldıktan sonra ayrı bir kaba elenir. Üzerine eritilmiş tereyağı eklenir ve pudra şekeri de yine elenerek eklenir. Islak kum haline gelen helvaya antep fıstığı veya arzu ederseniz kırık fındık eklenir.

3.İsterseniz düz bir tepsiye bastırarak yayın, isterseniz küçük silikon kalıplara alın. Ben silikon kalıpları tercih ediyorum servis açısından. 1 saat bekledikten sonra servise hazır.

Afiyet şifa olsun.

Mutlu günlerinize eşlik etmesi duası ile..

 

Not: Helva ile ilgili bilgilerde Prof. Dr. Mustafa Tayar’ın köşe yazısından yararlandım.

Paylaş
Önceki İçerik5 Adımda Nitelikli Kahve Dükkanları
Sonraki İçerikBu Yazın Favorisi : Volanlar
mm
Merhaba, Ben Merve EROĞLU. 29 Yaşındayım. İlahiyat Fakültesi mezunu bir eğitimciyim. Ayrıca mutfakta vakit geçirmeyi, farklı tarifler geliştirmeyi çok seviyorum. Amerika'da yaşıyorum.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here