“How great are the dangers I face to win a good name in Athens”

– Alexander the Great

Agustos, 2016 tarihinde yaptığımız 3 günlük Atina seyahatimiz aksiliklerle başlasa da çok keyifli geçti. Bu küçük şehirde görebileceğiniz neresi varsa 3 güne rahatlıkla sığıyor ve kısa ama dolu dolu bir seyahat geçirmiş oluyorsunuz. Başlamadan önce size birkaç öneri:

  • Atina yürüyerek rahatlıkla gezilebilecek bir şehir. Kalacağınız otel merkezde ise araca ihtiyaç duymazsınız.
  • Atina gezinizi planlarken Pazar gününe denk gelmemesine özen gösterin. Çünkü Pazar günü kilise günü ve neredeyse her yer kapalı oluyor. Alışveriş merkezleri, cafeler, her yer.
  • Küçük bir şehir olduğu için gezilecek simgesel yerleri 1 günde bile bitirebiliyorsunuz. O yüzden acele etmeyin, tadını çıkararak gezin. Alışveriş ve yeni keşifler için mutlaka vakit ayırın. Sokaklarda kaybolun mesela.
  • Atina’dan feribotla adalara geçilebileceğini unutmayın. Eğer böyle bir planınız olursa seyahat süresini arttırabilirsiniz.
  • Yaz mevsiminde Atina da tıpkı İzmir gibi çok sıcak oluyor. Hem dinlenip hem de panaromik şehir turu yapmak için tur otobüslerini tercih edebilirsiniz. Yürümekten yorulduğunuzda iyi bir tercih oluyor. Ayrıca ilk etapta şehrin haritasını zihninize çizmek için çok iyi bir yöntem.

Şimdi gelelim nereleri görmemiz gerektiğine!

MONASTIRAKI MEYDANI ve FLEA MARKET

Monastiraki Meydani‘nından bit pazarına giriş yapabilir ve eski-yeni birçok ürün satın alabilir, yiyecek-içecek standlarında yerel tatları deneyebilirsiniz. Metro kullanacaksanız tam Flea Market girişinde, yani aynı zamanda meydanda, bir metro istasyonu var. Monastiraki Meydanı’nda ayrıca Moustakas Toys adında cok katlı bir oyuncak mağazası bulunuyor. Binbir çeşit oyuncak içerisinde fiyatı çok makul olanları da bulabilirsiniz. Ayrıca tam bu noktada Free Wi-fi noktası var, duyurulur.

Atina’nın meşhur sandaletçi şairi de Monastiraki Meydanı’nın Ermou Caddesi tarafında. Kendisini ziyaret edebilir, fotoğraf çektirebilir ve ondan sandalet satın alabilirsiniz.

Yine Ermou Caddesinde, Moustakas Toys mağazası yanında Savvas Kebap’ta harika Yunan lezzetlerini deneyebilirsiniz. Mekan cok şık ve fiyatlar makul.

Gyro (bizdeki döner dürüme benziyor) mutlaka denenmeli. Ancak rooftop’ta Acropolis manzaralı bir yemek tercih ederseniz, dürüm değil menüden tabak sipariş etmeniz gerekiyor ve bu da biraz daha pahalı bir tercih oluyor.

Flea Market, yani bit pazarı girişi yine bu meydanda. Ancak bu pazarın çok büyük olduğunu ve diğer semtlere doğru uzandığını söyleyelim. Burada eski kitaplar, mobilyalar, bardaklar, vazolar, daktilolar bulabileceğiniz gibi; yeni ürünler de var.

Flea Market, yani bit pazarı girişi yine bu meydanda. Ancak bu pazarın çok büyük olduğunu ve diğer semtlere doğru uzandığını söyleyelim. Burada eski kitaplar, mobilyalar, bardaklar, vazolar, daktilolar bulabileceğiniz gibi; yeni ürünler de var.

PLAKA

Atina’nın Plaka semti tavernaların, yerel yemeklerin, dansların ve geleneksel anlamda eğlencenin merkezidir. Gündüz sokak çalgılacıları ile eğlenip, Plaka yokuşları, merdiveleri arasında gezinti yapabilir, harika fotoğraflar çekebilir ve nefis bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.

Akşamları ise içkili olan bu mekanlarda müdavimlerin ve turistlerin eğlencesi başlıyor…

SYNTAGMA MEYDANI

Atina’nın siyasal anlamda merkezi olan bu meydanın üst tarafında tarihi meclis binası yer alır. Meclis binasi önünde geleneksel üniformaları ile nöbet tutan askerler turistlerin ilgisini çeken bir rituel.

Ayrıca meclis binası önü tur otobüslerinin de ana duraklarından biri konumunda. Buradan birkaç farklı tur şirketi temsilcisi ile görüşüp fiyat almanızı öneririm. Her tur şirketinin birden fazla rotası var. Biletinizi alırken hangi rotaya bilet alacağınızı da göz önünde bulundurun. Bu temsilciler rahatlıkla İngilizce konuşabiliyorlar. Bu yüzden iletişim konusunda problem yaşanmıyor. İngilizce bilmeme gibi bir durum olursa ellerindeki haritadan istediğiniz rotaya bakıp biletinizi ona göre alabilirsiniz.

NATIONAL PARK

Meclis binasının hemen yanında National Park, yani ulusal park yer alıyor. Şehrin göbeğindeki bu koskoca parkın içine girdiğinizde şehirden kopuyor, kuş sesleri ve yemyeşil bir serinlik içinde kayboluyorsunuz adeta. Size tavsiyem kahvaltınızı ve kahvenizi alıp sabah serinliğinde burada bir süre vakit geçirmeniz.

ACROPOLIS

Sanırım Atina denilince akla ilk gelen görüntü Acropolis olur. Yüksek bir dağın tepesindeki bu tarihi tapınak hâlâ turistlerin en öncelikli ziyaret noktası Atina’da. Biz gittiğimizde restorasyon çalışmaları devam ettiği için çektiğim fotoğraflarda bunun yansıması görülüyor. Ama yine de Acropolis hem gündüz hem gece dakikalarca bakılası bir manzara sunuyor.

ERMOU CADDESI

Ermou caddesi Syntagma Meydanı’nın hemen alt tarafından baslayıp Monastiraki Meydanı’na kadar uzanan bir cadde. Bu caddeye alışveriş merkezi diyebiliriz çünkü cadde boyunca dünya markalarının mağazalarını bulabilirsiniz. Geleneksel anlamda hediyelik eşya alışverişi icin değil ama, diğer tüm ihtiyaçlarınız için bu caddeye gelebilirsiniz. Ayrıca Atina’daki Tiger mağazası da bu cadde üzerinde. Ermou’nun Sytagma meydanındaki girişinde Public adında bir kitap – kırtasiye mağazası var. Çok keyifli defterler, kalemler, boyalar ve binbir çeşit ürünle kocaman bir mağaza Public.

OMONIA MEYDANI

Omonia Meydanı, Atina’nın en büyük meydanlarından birisi. Bu meydandan Atina’nın bir çok önemli merkezine ulaşmak mümkün. Central Market, Atina’nın et-balık pazarı da bunlardan birisi. Ayrıca Atina’nın en önemli 3.dalga kahvecisi Taf Cafe de yine Omonia bölgesinde.

PIREAS (PIRE)

Pire bölgesi Atina’da denize kavuştuğunuz nokta. Metro ile yaklaşık 40 dk.lık bir yolculukla Pire’ye ulaşabiliyorsunuz. Veya tur otobüslerinin Pire tarafına gelen rotaları da var. Bu bölgenin en çekici yanı adalara giden feribotların buradan kalkıyor olması. Ayrıca metro istasyonu çok tarihi ve güzel bir bina ancak fotoğraf çekmek yasak. Görevli memur çektiğim fotoğrafları da sildirdi, bu kadar da ciddiler.

Biz metro ile gidip tur otobüsü ile geri döndük. Tur otobüsü ile geri dönerken Atina’dan Ege denizini keyifle izledik. Yine yol boyunca Olympiakos, Panathinaikos gibi Yunan takımlarının statlarını görme fırsatı bulduk.

Ancak yine de feribot ile adalara geçmeyecekseniz Pire bölgesi için özel bir vakit ayırmanıza gerek yok derim.

NATIONAL LIBRARY

Atina’da en sevdiğim bina Ulusal Kütüphane binasıydı. Hem fotoğraf çekmek için harika bir mekân, hem de böyle güzel bir kütüphane olması açısından mutlaka görülmeli diye düşünüyorum.

En çok fotoğrafı bu bina etrafında çektim diyebilirim. Ancak şu an tek pişmanlığım içeriye girmemiş olmam. Niye girmedim bilmiyorum. Kim bilir içerisi ne kadar güzeldir. Siz Atina’ya gider, bu kütüphaneyi ziyaret ederseniz mutlaka içeriye bir göz atın ve bunu benimle de paylaşın olur mu?

Atina ile ilgili aktarmak istediğim çok detay var aslında. Ama o kadarını da size bırakayım, gittiğinizde kendiniz keşfedin. Sokak sokak gezin bu şehri. Çok değişik mekanlar, tatlar ve binalar bulacaksınız.

Her nereye düşerse yolunuz, keyifli keşifler dilerim….

Paylaş
Önceki İçerikDamla Sakızlı, Limon Aromalı Alaçatı Kurabiyesi
Sonraki İçerikKadın ve Hukuk
mm
Yasemin Topuz. İzmirliyim. Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. 10 yıl boyunca İngilizce öğretmenliği yaptım. Aynı zamanda İngiliz Dili Eğitimi yüksek lisans öğrencisiyim. Yaklaşık iki yıldır nitelikli kahve ve 3.dalga kahve akımı ve mekânları ile ilgiliyim. Halihazırda kahve başta olmak üzere birçok farklı alanda metin yazarlığı ve içerik üretimi yapıyorum. Hayatımın farklı dönemlerinde farklı alanlara ilgi duydum hep. Spor, sanat, edebiyat, seyahat, fotoğrafçılık ve kahve. Tüm bunların hepsinden bahsettiğim bir blog da var. Lavanta blogdaki yazılarımda ise yine hayata dair her şeye dokunacağım. Keyifli okumalar..

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here