Merhabalar. İlk yazımı yepyeni bir başlangıcın ve keyifli bir yolculuğa başlamanın tarifsiz heyecanı ile yazmaya başlıyorum Lavanta Bloğa. Çocuklu kariyer olarak düşündüğüm ilk yazımda ilim yolcuğumda iki emanetim ile birlikte yaşadıklarımı ve edindiklerimi paylaşmak istiyorum sizlerle…

İlim yani öğrenmek çok değerli benim için. Tüm hayatım boyunca öğrenci kalmaya razıyım bu uğurda.  Bu sebeple yalnız başladığım bu ilim yolculuğumda zaman içinde yanıma katılan iki küçük yol arkadaşım oldu. Çocuklarıma siz durun ben araştırmalarımı tamamlayayım diyemezdim, diğer taraftan yapmak istediklerim de beni bekleyecek türden değil, mecburen çıktık hep birlikte bu yola…

Bu süreçte gördüm ki  hayallerin önünde engel yokmuş insan isterse herşeyi yapabiliyormuş. Zor değil mi? Nasıl altından kalkıyorsun? Diye çok sorular aldım. Elbette ki zor; araştırmanın süresi uzuyor, kısa süreli konsantrasyonlarla devam ediyorsun okumalarına ama bu durum evlatlarına güzel örnek olmanın, onlarla birşeyler başarmanın huzuru ile birlikte stresli bir süreç olmaktan çıkıyor. Benimle aynı veya benzer süreçte olan belki de bu sürece yeni başlamış olan annelere nacizane birkaç tavsiye vermek ve gözlemleri aktarmak, edindiklerimi paylaşmak istiyorum.

          Aslında bu önerilere uygulamak için sadece çalışan bir anne olmaya veya çalışma yapıyor olmaya gerek yok, evde bir işle meşgulken, kitap okurken, yemek yaparken kısacası her durumda evlatlarımızı da ortak edersek çalışmamıza aynı huzuru yakalarız.

Öncelikle çocuklar her şeyle oynamaya bayılırlar, oyun onların tüm hayatı.

          “Oyun çocuğun ruhsal bir yaşantısı olup bütün kültürün kaynağını oluşturur. Hermann Nohl”

Hele ki bu oyun ebeveynle olursa. Yaptığımız her işte, onların gözüyle oyunlarımızda, onlara da birer rol verebiliriz, temizlik yaparken eline bir bez, yemek yaparken eline bir kaşık ve tabi ders çalışırken eline bir kalem ve kağıt. Kızımın eline bir kalem ve boş bir kağıt verdiğim halde benim notlarıma ve kitaplarıma bir picasso edasıyla resim çizmişti. Bu onun hayatında yaptığı en zevkli resim, ona ve bana zararı yoksa niye engelleyelim ki?

        Sonraki adım işbirliği; bütün çocuklar bayılır. Ve inanın kaliteli öğrenme tam da budur, hiçbir şey söylemeden sadece örnek olarak anlatabildiğiniz şeyleri yüzlerce kelimeyle anlatamazsınız. Eğer kitap okuyacaksam onun eline de yaşına uygun bir kitap veririm. Hamur açıyorsam ona da küçük bir hamur, namaz kılıyorsam ona da küçük bir seccade, temizlik yapıyorsam ona da içinde sadece az su olan küçük temizlik eşyaları çok mu zor? Tek kelime etmeden bluetooth teknolojisiyle direk aktarımJ . Bu işbirliği illa bizim elimizdeki aynı malzemeyle olacak diye bir kaide de yok ben kitap okurken oyun hamuru yoğurduğumu legoyla kule yaptığımı ya da barbi saçı taradığımı biliyorum, bu biraz zor kabul:)

İş yaptığımız sırada küçük iletişimler; yaptığımız işe çok yoğunlaşıp onlar yokmuş ya da yükmüş gibi davranmadan anın tadını çıkararak… Aslında duruma büyük çerçeveden bakınca hayal edilesi ve çok eğlenceli değil mi? İş yapıyoruz ve küçük, daha hayatı yeni öğrenen bıcırık bize eşlik etmek istiyor. Normal psikolojiyle herkesin severek kabulleneceği durum bayanların sürekli başında olunca bazı anlar gerçekten bunaltmıyor değil ama onlar bize emanet, az daha sabırlı olsak hayatımızda ne gereksiz insanlara sabrediyoruz oysa…

Yaptığımız işte onları yüreklendirici aferin başardın cümleleriyle de süsledik mi onun küçük gözlerindeki parıltıyı huzuru gördünüz değil mi? O akşam uykusu bile daha güzel ve sakin. Son adım da sonunda kocaman sarılıp sen olmasan ben bu işleri nasıl yapardım deyin ve fısıltıyla Allah’a size bu minikleri ve onlarla birlikte bu işleri yürütme cesaretini, bu işleri yapabilecek sağlık ve aklı bahşettiği için şükretmeyi de unutmayın…

Sevgilerimle…

Esra BATIOĞLU

İlahiyatçı-Eğitimci-2 miniğinin annesi

(Fotograflar 1 tanesi hariç arama motorundan)

Paylaş
Önceki İçerikKokusuyla Büyüleyen Lavanta
Sonraki İçerikDamla Sakızlı, Limon Aromalı Alaçatı Kurabiyesi
mm
Merhaba; ben Esra, 1988 İzmir’de dogumluyum. İçimdeki ilim öğrenme isteği ve cevabını aradığım sorular beni önce İmam Hatip Lisesine yönlendirdi ve tabi ardından İlahiyat Fakülltesi. Okul bitince araştırma isteğim son bulmadı ve Islam Bilimleri alanında Yüksek Lisansa başladım. Akabinde hem evlenip hem de Öğretmen olunca biraz sekteye uğrasa da 1 yaşındaki kızımla Doktora eğitimime başladım. Ailemize yeni katilan oglumla egitim hayatima devam ediyorum. Nacizane araştırmalarımı, hayata, dine ve çocuk eğitimine dair egitimlerimi ve çıkarımlarımı sizlerle paylaşacağım.

1 Yorum

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here