Sanat, ozellikle de geleneksel sanatlarimiz hep ilgimi cekmistir. Ozellikle ebru sanatina karsi ayri bir meylim var. Izmir’de uzun yillar ebru kursu aradim ancak bulamadim. Universite okurken bir gun ders cikisi bir hocamla karsilastim. Yaninda da bir bey vardi. Hocam ebru kursuna katilmak isteyen olup olmadigini sordu. Yanindaki bey de Dokuz Eylul Universitesi Guzel Sanatlar Fakultesi’nde bu alanda doktorasini yapiyormus ve belediyeyle is birligi icerisinde ebru kursu vermeye baslacayakmis. O kadar sevinmistim ki. Simdiye kadar bahsetmemistim ama benden iki yas kucuk ikiz kiz kardeslerim var. Ayni universiteden mezun olduk ucumuz de. Zevklerimiz ve ilgi alanlarimiz da cok benzer. Onlara bahsettigimde onlar da cok sevindiler ve hemen kursa yazilmaya karar verdik. Bir arkadasimizin daha katilimiyla kursa basladik. Malzemeler tekneler hepsi getirtildi. At kilindan, gul dalindan fircalar bagladik. Gorunuste ne kadar da basitti hersey. Oysa bir fircayi bile baglamak, kesmek, duzeltmek bile o kadar ayrintiliydi ki. Sonrasinda topraktan elde edilen boyalarimiz geldi ve toz halindeydi. Boyalari azar azar su katip mermer bir tasla ezmemiz gerekiyordu. Tam bir gun boyunca tek bir rengi ezebildik. Hocamiz kontrole geldiginde “Olmamis hala partikulleri var; bunlar hep ebrunuzun kalitesini bozar” demisti ve butun gun verdigimiz emek neticesinde duydugumuz sozler kisa bir sok etkisi olusturmustu. Boya ezme islemini imece usulu hallettikten sonra kavanozlarda olgunlasmasini bekledik. Sonra sunu farkettik, olgunlasan boya miydi, bizler miydik? Tam anlamiyla bir sabir egitimi. Osmanli doneminde ebru, hat, ney gibi sanatlarin tekkelerde sabir egitiminde kullanildiklari biliniyor. Gercekten de cok yerinde bir uygulama.

Bizim ogrendigimiz ebru geleneksel ebru sanatiydi. Malzemelerimizi hazirlamada klasik yontemleri kullandik. Boyle olmasindan da cok memnun olduk. Boyalarin hazirlari da var tabi ama kendi hazirladigimiz boyalarin, fircalarin yerini tutmasi imkansiz.

Butun bu islemlerden sonra teknelerimiz, boyalarimiz, bir gece suda bekletip arada sirada karistirdigimiz ve ellerimizin aldigi sekli gorunce kozmetik sektorunde kullanilis gayesine hak verdigimiz kitremiz(Kitre bir dikenin ozsuyunun kurutulmus sekli ve suya kivam verip boyalarin uzerinde durmasini sagliyor) teknedeki sivi hazirdi. Basladik tekniklerini ogrenerek boyalari suya damlatmaya. Harika bir duygu kesinlikle. Suya ve renklere soz gecirmek…

Boyalarin renklerin su uzerindeki halleri surekli var olusu ve yok olusu temsil eder. Ebruda renkler bir sureligine teknede misafir olur, orda sekillenir. Tekne dunyadir. Boya ve renkler de bizleriz. Dunya hayati bizler icin sadece bir durak ve imtihan yani sekillenme, kamil insana ulasma yeridir. Ebruzen akisin tersine hareket edemez, ederse bozulur duzen. Ebruzen, vazifesinin farkina varmali, kendi nefsini aradan cikarip kulli iradeye teslim olmalidir.
Ebruzenin ruh hali ebruya aynen yansir. Biraz gerginse, huzunluyse teknede basari imkansizdir. Her zaman gulmez tekne…. Yillarini ebru sanatina adamis bir ustanin butun bir gece ebru ile ugrasip bir turlu istedigi basariya ulasamadigi ve o gecenin sabahinda teknesini bosaltip ebruya kustugu de rivayet edilir.

Boyle nazli ve bir o kadar da zevkli bir sanattir ebru sanati. Tekneyi hazirlayip yapmaya basladiginizda sizi bambaska bir dunyaya ceker, o kadar cok sey anlatir ki; tabi gorebilene, o gozle bakmayi, ebruyu okumayi bilene…
Sevgiler…

Fotograflar arama motorundan…

Paylaş
Önceki İçerikTel Tel Elde Açma Börek
Sonraki İçerikValiz Hazırlamanın Püf Noktaları
Merhaba Ben Sevde. 32 Yaşındayım. İzmirliyim. İlahiyat Fakültesi mezunuyum 'Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi', 'Din ve Değerler Eğitimi' öğretmeni olarak 10 yıl gorev aldim. Öğrenci kalmaktan vazgeçemeyip tekrar okula dondum ve Din Psikolojisi alanında yüksek lisans eğitimime devam ediyorum.Öğrenmeyi, yazmayı, okumayı, sanatın her dalını, fotoğraf çekmeyi, yeni kültürler tanımayı seviyorum.Ala Dergide 2 yıl kendi alanımda yazılar kaleme aldım. Narcicegi adlı bir blogum vardı ve tüm eski yazılarımı Lavanta Bloga taşıdım. Lavanta Blog'da daha çok din ve değerler eğitimi alanında ve ilgi alanlarıma dair yazılar paylaşacağım. Lavanta Blog bir hayalin gerçeğe dönüşmesi ve atıcağımız güzel adımların ilk basamağı olacak inşallah. Sevgilerimle.

6 Yorum

  1. Bayilirim ebruya… Bende ortaokulda ebru yapma serefine nail olmustum… Gercekten cok zevkli… Ayrica sayfanin altindaki ebruya bayildim…Muhtesem! yapaninda cekeninde ellerine saglik..

    • Hic bahsetmemistin daha once, demek ki mevzusu gecmemis. Bence de cok zevkli ve cok huzur verici rahatlatici bir sanat. Alttaki ebruyu ben de cok begendim, tezhib ve ebrunun birlesimi muhtesem olmus.

  2. Bazı günler, şafak veya gurup vakti ufka bakarsanız; kırmızı, sarı, lacivert ve mavi renklerin en ilahi tonları ile, bulutlardan bir ebrunun daha doğrusu ebrinin şekillendiğini görürsünüz. Yine bazı gecelerde, bulutlu semalar kadar geniş bir ebru teknesine, mehtabın usta fırçasıyla lacivert, mavi ve ışıklı beyazın bütün nüanslarını serpiştiriverdiğine elbet rastlamışsınızdır.İşte sanatkar atalarımız, bir anda değişip kaybolan bu semavi güzellikleri yeryüzüne aksettirerek, onların ağaç yeşiline ve toprak rengine olan hasretini giderdikten sonra, bu şahane tabloyu kağıt üstünde de ebedileştirmeyi bilmişlerdir. Bu anlayış içerisinde tanrısına boyun kesen sanatkarın benlikten uzaklaşan gönlü, sanki ebru teknesinde şekillenmiş gibidir. Artık o zaman büyümeye başlayan ebru teknesi derya kadar genişler, genişler ve kainata döner. Ebrucunun gönlü gibi.

  3. merhabalar…ben de İzmir’de bir ebru sanatı kursu arayışlarına girdim..günümüde seçenekler daha fazla ( belediyeler, özel kurslar vs..) ama hangisi? diye soru işareti oluşmuyor değil….bilgi verebilirmisiniz? teşekkürler…

    • Aylin hanim merhaba,
      Izmir bu konuda yakin zamana kadar cok kotu durumdaydi ancak simdilerde guzel kurslar var. Belediyelerde de ozel kurslarda da imkanlar var. Mail atarsaniz size yer konusunda da yardimci olmaa calisayim. SEvgilerimle.

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here