Kendimi bildim bileli okumaktan en çok zevk aldığım dergiler arasında dekorasyon dergileri ön sıralarda yer almıştır. Üniversiteyi farklı bir alanda okumuş olsam da dekorasyon, tasarım, son trend mobilyalar ve aksesuarlar, iç ve dış dizayn alanındaki yenilikler hep ilgimi çekmiştir. Türkiye’de ve özellikle de yurtdışında yayımlanan bir çok dergiyi, dünyanın dört bir yanından yayın yapan siteleri, blogları, tv programlarını takip etmeye çalışıyorum. Bu takiplerim sonucunda edinmiş olduğum birikimi sizlerle paylaşma isteği benim için kaçınılmaz oldu ve bir dekorasyon bölümü oluşturmaya karar verdik. Değişen ve yenilenen temalarla sizlere ilham verebilecek öneriler paylaşabilmek bu bölümü hazırlamadaki başlıca hedefimiz .

İç dünyamızdaki huzura giden yolun evimizdeki huzurdan geçtiği kuşkusuz. Dağınık, karışık, uyumsuz renklerle oluşturulmuş ev dekoru kalitemizi düşüren en önemli etkenlerden bana göre. Kişiliğimizi yansıtmayan, kişiliğimizle uygunluğu yakalayamayan evler, ruhumuzla da uygunluk sağlayamayacaktır ki böyle bir evde huzurla yaşamaktan söz etmek imkansız olsa gerek. ”Evlerimizi kişiliğimizle bütünleştirmek” işte anahtar cümlemiz bu!

Evlerimizi huzur atmosferinin hakim olduğu, aydınlık ve ferah evlere dönüştürmek bizim elimizde.. Ayrıca bu atmosferin oluşturulması için de öyle çok paralara ihtiyacımız yok. Evimizde küçük dokunuşlarla yapacağımız büyük değişiklikler yepyeni bir hava oluşturmada yeterli olacaktır. Uzmanların bu alanda yapmış olduğu çalışmalar küçük ayrıntılara dikkat ederek çok büyük değişimler yapabileceğimizi doğruluyor.

Birer birer düşen cemreler bizlere baharı müjdelerken değişim için daha neyi bekliyoruz ki.. “Peki bu değişim için nerden başlayabiliriz:” dediğinizi duyuyor gibiyim. İşte sizlere çalışmalarını büyük bir ilgiyle takip ettiğim Leah Hennen’dan değişim önerileri:

1.Değişime ilk olarak antreden başlayın.
İlk intiba her zaman çok önemlidir. Hani bir söz vardır ya “ilk izlenim için ikinci bir şansınız yoktur” diye, bence bu evler için de geçerli. Eve ilk girdiğimiz anda evin bütünü hakkında hatta sahibi hakkında bile fikir sahibi olabiliriz.

Girişte soft renkler kullanarak hem girişi daha geniş göstermiş olursunuz hem de uyumlu bir hava oluşturmuş olursunuz. Kullanacağınız aksesuarlarla antrenizi zenginleştirebilirsiniz. İlginç aksesuarlar kullanarak girişinizi farklılaştırabilirsiniz.

2. Dağınıklıklardan Kurtulun.

Bence özellikle biz Türklerin hiçbir şeyi atmaya kıyamama özelliğimiz karşısındaki en can alıcı öneri bu olsa gerek. Fazlalıklarımızı belki bir gün lazım olur düşüncesiyle elimizden çıkarmamamız, evimizde bir sürü gereksiz eşyanın fazladan yer kaplamasına sebep oluyor. Evindeki düzeni nasıl sağladığını bir arkadaşıma sorduğumda verdiği cevap şuydu: “ Bir eşyayı veya kıyafetlerimi gözden geçirirken düşünüyorum, üç aydır kullanmıyorsam ayrı bir yere koyuyorum eğer bir yıldır kullanmıyorsam demek ki işime yaramıyor diyorum ve ihtiyacı olanlara veriyorum.” Açıkçası bu fikir çok hoşuma gitti ben de aynı işlemi uyguladığımda işime yaramayan o kadar çok şey olduğunu fark ettim ki, onları boşalttığımda odamda yer açılmıştı. Bizim ihtiyacımızın olmadığı şeye belki başkasının ihtiyacı olabilir. Bunu da göz önünde bulundurup kullanmadığımız (kullanamadığımız değil) eşyalarımızı bağışlama fikri bana çok cazip geldi açıkçası.

3. Az Eşya Kullanın.

Homestagers.inc’den Christopher Breining’in şu sözü durumumuzu özetler vaziyette “İnsanlar evlerinin bütün duvarlarını mobilyalarla doldurma eğilimindeler.” Tasarımcı Simon Temprell de evlerini yeniden düzenledikleri birçok kimsenin, aslında sahip oldukları eski eşyalarının yarısı kadar yeni eşya alarak evlerini düzenlediklerini ve böylece evlerinin yeni halinin daha düzenli, daha geniş, daha ferah ve daha modern olduğunu belirtiyor.
“Az eşya çok yer” konusu özelikle evleri küçük olanlar için dikkat edilmesi gereken en önemli konu gibi görünüyor.

4.Mobilyalarınızı Duvara Dayamak Zorunda Değilsiniz.
HGTV’nin sahibi tasarımcı Lisa LaPorta, halk arasında eşyalar duvarlara dayandırılırsa oda daha geniş gösterilir ve daha kullanışlı olur tarzında yanlış bir inanışın olduğunu aksine koltukların sandalye ve sehpayla gruplanıp odada akışın sağlanabileceğini söylüyor.

Merve EROL

Not: Fotoğrafları büyük şekilde görmek için üzerlerine tıklayabilirsiniz.

Paylaş
Önceki İçerikBeyazin Ferahliği
Sonraki İçerikDeniz Kokulu Kırlentler
Merhaba Ben Sevde. 32 Yaşındayım. İzmirliyim. İlahiyat Fakültesi mezunuyum 'Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi', 'Din ve Değerler Eğitimi' öğretmeni olarak 10 yıl gorev aldim. Öğrenci kalmaktan vazgeçemeyip tekrar okula dondum ve Din Psikolojisi alanında yüksek lisans eğitimime devam ediyorum.Öğrenmeyi, yazmayı, okumayı, sanatın her dalını, fotoğraf çekmeyi, yeni kültürler tanımayı seviyorum.Ala Dergide 2 yıl kendi alanımda yazılar kaleme aldım. Narcicegi adlı bir blogum vardı ve tüm eski yazılarımı Lavanta Bloga taşıdım. Lavanta Blog'da daha çok din ve değerler eğitimi alanında ve ilgi alanlarıma dair yazılar paylaşacağım. Lavanta Blog bir hayalin gerçeğe dönüşmesi ve atıcağımız güzel adımların ilk basamağı olacak inşallah. Sevgilerimle.

2 Yorum

  1. Merhaba Sevde Hanım; ben de evimde birtakım değişiklikler yapmak istiyorum. araştırma yaparken sitenize rastladım ve sitenizi çok beğendim, yazınız benim için çok yararlı oldu diyebilirim beyazın ferahlığı ile ilgili yazınız da çok hoş çok güzel fikirler paylaşmışsınız yazılarınızı beğenerek okudum sitenizi bundan sonra sürekli takip edeceğimden emin olabilirsiniz:) Fotoğraflarınız da mükemmel olmuş fotoğrafçılıkla ilgili deneyimlerinizi de paylaşırsanız çok mutlu olurum.Başarılarınızın devamını diliyorum…

Cevap ver

Please enter your comment!
Please enter your name here